Bir İnsülin Kalemi Kaç Gün Kullanılır?
Günlerden bir gün, Kayseri’nin gri, soğuk sokaklarından birinde yürürken, birden aklıma insülin kalemi geldi. Sadece birkaç gün önce, hastaneden alınan o minik, soğuk metal kutuyu daha dikkatlice incelemiştim. İçinde kaç doz vardı? Kaç gün yetecekti? Sorular bir anda kafamda birbirini izledi. O sırada, hastane çıkışında hastane koridorlarının yoğun, antiseptik kokusunu içime çekerek, kendi kendime “Bununla ne kadar yol alırım?” diye sordum. Belki de asıl mesele bu değil, belki de insülinin ne kadar süreyle yeteceği değil, hayatıma nasıl dahil olduğu, bu iğnenin neleri değiştirdiğiydi.
Kalemle Yazar Gibi: Her Dozun Bir Hikayesi
İnsülin kalemi, bana ilk kez bir sabah hediye gibi gelmişti. Gözlerim, o ilk gün hiç beklemediğim şekilde parlak ve heyecanlıydı. Bir şeyler değişmişti, ama ne? Hayatımın ritmi, işte bu yeni nesil iğneyle birlikte tamamen değişecekti. Kayseri’nin sabah çayı kokusu, evin salonundaki eski halı, annemin mutfakta hep aynı şarkıyı mırıldanması… Her şey, insülinin o sert, soğuk dokunuşundan önceki halindeydi. Fakat o gün değişmeye başlayan tek şey bu iğne değildi, ben de değişiyordum.
İnsülin kalemim, vücudumun bir parçası gibi olmaya başlamıştı. İlk kullanmaya başladığımda, her dozda biraz daha korku, biraz daha hayal kırıklığı vardı. “Bununla nereye kadar giderim?” diye düşünüyordum. Bazen, bir kalemi bitirmenin verdiği huzursuzluk beni sarhoş ederdi. Bu kadar küçük bir şeyin, hayatımı bu kadar değiştirebilmesi; hep korkutucu, ama bir o kadar da garip bir şekilde büyüleyiciydi.
Bir Dozun Ardındaki Hayat
İnsülin kalemi ne kadar dayanır, ne kadar kullanılabilir, tam anlamadım, çünkü her doz bir adım gibi hissediliyordu. Bir gün bir doz bittiğinde, o kadar üzülmüştüm ki. O kadar büyütmüştüm ki, bir şeyin bittiğini hissetmek… Belki de insülin kalemi, bana kaybolan bir şeyin, ya da belki de zamanın farkındalığını öğretiyordu. “Bir kalem, sadece bir hafta dayanır mı?” diye düşünüyordum, çünkü bu sadece fiziksel değil, ruhsal bir soruydu. Bir yanda bu kalemin süresi, bir yanda benim değişen, sürekli değişen ruh halim.
Kullanım süresi her seferinde farklıydı aslında. Duruma göre, her doz kullanımı, bazen bir haftadan uzun sürebiliyordu. Ama o bir hafta boyunca geçen zaman, sanki bir ömrü yaşıyormuş gibi hissettiriyordu. Benim için, bir doz ne kadar uzun sürerse, o kadar büyür, o kadar anlam kazanırdı.
İnsülinin yanımda olması, her gün birkaç defa, her defasında çok küçük bir adım atmak gibiydi. O adımlar, yavaş ama emin adımlarla vücudumu ve zihnimi iyileştiriyordu. Bu kalemi ilk aldığımda, kalem bittiğinde ne olacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu. Ama şimdi biliyorum, insülin bittiğinde ben de birkaç adım daha atmış oluyorum. Zaman geçiyor, hayat devam ediyor, ve belki de insülinin her dozu, bir sonraki gün için hazırlıktır.
Gerçekleşen Kaygılar
İnsülin kalemi bittiğinde, o kadar endişeliyim ki… Korku ve belirsizlik, her dozda biraz daha büyür. O “bitti” demek, aslında bambaşka bir şeyin, “devam et” demek gibi geliyor bana. Her ne kadar bazı günler bunları düşünmek istemesem de, insülinin ne kadar süre gittiğini bilmek, aslında içimdeki kaygıyı biraz daha azalttı. Yavaşça, başa dönüp kendimi sorgularken, acaba bu kalemi gerçekten doğru kullanabiliyor muyum? Belki de bir şeyin daha az olması, beni daha çok düşünmeye itti.
Bir gün kalem bitince, hiçbir şeyin çözülmediğini, sadece bir adım daha attığımı fark ettim. Kaygım yok olmuştu, çünkü her doz bir şekilde bana yine yeni bir umut sunuyordu. Bazen bu kalemin bitişi, bir dönüm noktası gibi hissediliyordu. Ama bir şey fark ettim: Her bitişin ardından, bir yeni başlangıç vardı.
Sonsuza Dek Kullanabileceğin Bir Kalem Var mı?
İnsülin kalemi, kısa ama derin bir yolculuğa çıkarmıştı beni. O kadar derin ki, bazen sabahları kalemi hazırlar ve o soğuk metal parçasına bakarken bir şeyin farkına varıyordum. Bu bir ilaç, evet. Ama aynı zamanda bir “yol arkadaşı” gibi. Yanımda hep bir kalem var. Şimdi bile, dışarıda rüzgarı hissederken, Kayseri’nin sert havasını içime çekerken, bu yolculuk bitmeyecek gibi hissediyorum. Kalem bitse de, hayat devam ediyor. İçimde bir şeyin bittiğini, ama bir şeyin başladığını hissediyorum. Şeker hastalığı bir yük olabilir. Ama bu yükle yaşamayı öğrenmek, bana zamanla güç veriyor.
Bu yazıda sormak istediğim en önemli soru şu: Bir insülin kalemi, sadece bir hafta mı sürer? Yoksa bu kalem, hayatın bir parçası haline geldikçe, sonsuza dek sürebilecek bir yolculuk başlatır mı?