Aksaray Kışın En Soğuk Kaç Derece? Ekonomik Bir Perspektiften Analiz Bir ekonomist olarak, kaynakların kıtlığı ve insanların bu kıtlıkla nasıl başa çıkacaklarına dair kararları üzerine düşündüğümde, Aksaray’ın kış mevsimindeki soğuklarını analiz etmek ilginç bir örnek oluşturuyor. Ekonominin temel taşlarından biri, sınırlı kaynaklarla, sınırsız ihtiyaçları tatmin etme çabasıdır. Bu durum, sadece mal ve hizmetlerle ilgili değil, aynı zamanda doğal kaynakların, çevresel faktörlerin ve toplumsal sistemlerin sınırlı olduğu bir bağlamda da geçerlidir. Aksaray’da kışın en soğuk kaç derece olduğunu sorgulamak, aslında bölgedeki yaşam koşulları, kamu politikaları ve bireylerin ekonomik davranışları açısından önemli çıkarımlar yapmamızı sağlayabilir. Soğuk, hem fiziksel hem de ekonomik bir…
Yorum BırakEnerji Dolu Anlar Yazılar
Aks Lalesi Nedir? İzmirli Bir Gençten Renkli Bir Keşif İzmir’de büyümek demek, gündüz sıcak, akşam serin rüzgarın arasında her an yeni bir şeyler keşfetmek demek. Ama bir de bu keşiflerin bazen beklenmedik, ilginç ve tam anlamıyla şaşırtıcı olduğu anlar var. Mesela geçen gün, arkadaşlarla bir kafede oturuyorduk ve biri “Aks lalesi nedir?” diye sordu. Şimdi ben, İzmirli bir genç olarak, bu tip soruları daha önce duyduğumdan ve konuyu derinlemesine düşündüğümden, her zaman bir cevapla hazır olurum. Ama o an, içimdeki “esprili” taraf bir anda devreye girip, şunu dedi: “Ya abi, Aks lalesi nedir diye soruyorsanız, İzmir’deki çiçekçilerde mutlaka görmüşsünüzdür. O…
Yorum BırakAlsnin Tedavisi Var Mı? ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığı, hem tıbbi olarak hem de duygusal olarak en çok merak edilen ve en çok sorgulanan konulardan biri. Konya’da yaşayan, mühendislik ve sosyal bilimlere ilgi duyan bir insan olarak, bu konu benim için hem bilimsel hem de insani açıdan derinlemesine düşünmeyi gerektiriyor. Peki, alsnin tedavisi var mı? Bu soruyu ele alırken, her iki bakış açısını da göz önünde bulundurmak önemli. Çünkü bir yanda “bilimsel gerçekler” var, diğer yanda ise hastalıkla mücadele edenlerin ve yakınlarının hissettikleri. Mühendis Bakış Açısıyla: ALS’nin Tedavisi Var Mı? İçimdeki mühendis diyor ki: “Bize çözüm, bilimsel araştırmalarda ve teknolojide.…
Yorum BırakPeynir Dondurucuya Konur mu? Ekonomik Bir Perspektif Bir ekonomistin gözünden, dünyada her şeyin, her tercihin, her seçim ve her harcamanın bir maliyeti vardır. Kaynakların sınırlılığı ve bu kaynakların nasıl tahsis edileceği, bireylerin ve toplumların yaşam biçimlerini şekillendirir. Bu bağlamda, her gün karşımıza çıkan basit seçimler dahi ekonomik açıdan derinlemesine incelenmeye değerdir. Örneğin, “peynir dondurucuya konur mu?” sorusu, belki de çoğumuza sıradan bir mutfak sorusu gibi gelebilir. Ancak, bu soru aslında daha geniş bir ekonomik sorunun yansımasıdır: Kaynaklarımızı (bu durumda yiyecekleri) en verimli şekilde nasıl kullanmalıyız? Peynirin dondurulup dondurulamayacağı, tüketici kararları, piyasa dinamikleri ve toplumsal refah üzerindeki etkiler açısından ilginç bir…
Yorum BırakOsmanlı’da Kabotaj Nedir? Bir Felsefi Bakış Osmanlı İmparatorluğu’nun denizlere olan ilgisi, tarihsel olarak sadece ekonomik ya da politik bir mesele değil, aynı zamanda derin felsefi sorulara da işaret etmektedir. Bu bağlamda, kabotaj hakkı – bir ülkenin kendi kara sularında taşıma yapma yetkisi – aslında bir toplumun varlık biçimini, bilgiye ve hakka bakışını şekillendiren önemli bir fenomendir. Kabotaj, denizlerin sadece bir ulaşım yolu olarak değil, aynı zamanda toplumların epistemolojik ve ontolojik düzeyde varlıklarını nasıl tasavvur ettiklerini, özgürlüklerini ve egemenliklerini nasıl tanımladıklarını da ortaya koyar. Osmanlı’da kabotaj uygulamasının derinliklerine inmek, hem tarihsel bir olguya hem de felsefi bir anlayışa açılan bir kapıdır.…
Yorum BırakAçık Hava Basıncı Ne Zaman Keşfedildi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Birçoğumuz için fiziksel yasalar, günlük yaşamda çok da ön plana çıkmaz. Ama bazen, bir kavramın keşfi, toplumun farklı kesimlerini nasıl etkileyebilir, biz buna nasıl ulaşabiliriz, diye düşünmeden edemiyorum. Açık hava basıncı ne zaman keşfedildi? sorusu da işte bu bağlamda düşündüren bir konu. Açık hava basıncının keşfi, bilimsel bir gelişme olmanın ötesinde, toplumun tüm kesimlerini nasıl şekillendirdiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Hele ki bu keşfin tarihi, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden incelendiğinde, çok daha derin bir anlam kazanıyor. Hem bir sivil toplum çalışanı olarak, hem…
Yorum BırakModern Eşya Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insanların çevreleriyle ve nesnelerle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamak her zaman ilgi alanım olmuştur. Günümüzün hızlı değişen dünyasında, “modern eşya” kavramı yalnızca fiziksel objelerden ibaret değil; bir tür kültürel, duygusal ve bilişsel iz bırakma aracı haline gelmiştir. Peki, modern eşya dediğimizde aslında neyi kastediyoruz? Bu eşyalar, insanlar üzerinde nasıl psikolojik etkiler bırakıyor? Bu yazıda, modern eşyaların insanlar üzerindeki bilişsel, duygusal ve sosyal etkilerini derinlemesine inceleyeceğiz. Modern Eşyalar ve Bilişsel Psikoloji: Zihnimizdeki Yansımalar Bilişsel psikoloji, düşünme süreçleri, karar alma mekanizmaları ve bilgi işleme üzerine yoğunlaşır. Modern eşyalara baktığımızda, bu objelerin bizim…
Yorum Bırakİzcinin Anlamı Ne? (Bir Kez Daha Keşfe Çıkmaya Hazır Mısınız?) İzci kelimesi, hayatımızda zaman zaman duyduğumuz ama tam olarak ne anlama geldiği konusunda bazen kafamızda belirsizlikler oluşan bir terimdir. Bu yazıda, “İzcinin anlamı ne?” sorusunu bilimsel bir mercekten ama herkesin anlayabileceği şekilde açıklamaya çalışacağım. Hem anlamını çözecek, hem de izciliğin tarihsel ve kültürel bağlamına eğileceğiz. Eskişehir gibi gelişen bir şehirde, belki de her gün yüzlerce insanın farkında olmadan izcilik ruhunu içten içe yaşadığını görebiliriz! İzci Nedir? İzci, temelde doğa ile iç içe olan, keşif yapmak, sorumluluk almak ve başkalarına yardımcı olmak gibi değerleri benimsemiş bir kişidir. Bir izci, sadece bir…
Yorum BırakTasvir Hangi Dilde? Bir Sabah, Kayseri’de Başlayan Hikâye Kayseri’nin sabahları, bu şehre özgü bir huzur taşır. Hava hâlâ serindir, dağlar neşeyle örtülüdür ve insanlar, her biri kendi dünyasında, güne başlamak için kendi ritüellerini yerine getirir. Benim için de bu sabah, Kayseri’nin dar sokaklarında, sabah kahvemi içerken yaşadığım hayal kırıklığının etkisiyle geçiyordu. O sabahı hatırlıyorum. Kahvemi yudumlarken, içimden bir şeyler eksikti. Bir boşluk vardı. Tasvir, ne kadar da güzel bir kelimeydi… Tasvir. Ama hangi dildeydi bu kelime? Hangi dildeydi de, biz yıllarca, onu anlamadık? Gerçekten bir şeyler anlatmak için bazen sadece kelimeler yetiyor mu? İnsanın duyguları, her şeyden önce bir dilin…
Yorum BırakHikayenin Başına Ne Denir? Eğitimde Anlatıların Gücü ve Öğrenme Süreci Bir eğitimci olarak, öğrencilerimle her gün yüzleştiğim en değerli deneyimlerden biri, onların öğrenmeye dair hislerini ve süreçlerini gözlemlemektir. Öğrenmek, sadece bir bilgi aktarma süreci değil, aynı zamanda bir dönüşüm, bir keşif yolculuğudur. Hikayeler, bu yolculukta en güçlü araçlarımızdan biridir. Çünkü insanlar, bir hikaye anlatıldığında hem duygusal hem de zihinsel olarak etkileşime girer, derinlemesine düşünmeye başlar. Bu yazımda, “hikayenin başına ne denir?” sorusuna sadece dilsel bir cevap aramakla kalmayacak, aynı zamanda bu sorunun eğitimde nasıl bir dönüştürücü güce sahip olduğuna dair derin bir keşfe çıkacağız. Hikayenin Başına Ne Denir? Başlangıç ve…
Yorum Bırak